Demokrat Gazetesi
  Demokrat GazetesiDemokrat Gazetesi  

 
MADDE KULLANIMI KONTROL MEKANiZMASI SORUNU 17.04.2018
Hacettepe Üniversitesi Tıp
Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Orhan Derman, madde
kullanımının bir irade sorunu
olmadığını, kontrol mekaniz-
ması sorunu olduğunu söyledi

Balıkesir'de Eğitimde Niteliği Geliştirme ve İzleme (BENGİ) Projesi kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce bağımlılıklarla mücadele önleme ve koruma hizmetleri gereği hayata geçirilen “Sağlıklı Gelecek İçin Yaşama Bağlılığı Seçin” projesi faaliyeti kapsamında
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Ergen Sağlığı Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Derman, Yarış Ortaokulu'nda okul idarecilerine yönelik olarak 'Bağımlılığı Önleme Stratejileri' konulu bir konferans verdi.
Konferansın açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Şube Müdürü Fahri Acar, BENGİ Projesi hakkında açıklamalarda bulundu.
BENGİ'nin Türkiye'de en çok tanınan projelerden olduğunu aktaran Acar; “İlimizde hep birlikte özellikle idarecilerimizin etken olduğu hep birlikte bir koşuşturma içerisindeyiz. Sayın Valimizin öncülüğünde, Sayın İl Müdürümüz, okul yöneticileri ile birlikte bir sinerji oluşturarak Balıkesir'de eğitimin niteliğini bir ölçüde, becerebildiğimiz ölçüde hep beraber artırmaya çalışıyoruz. Aslında kanun ve yönetmelikler bizlere yapacağımız şeyleri emrediyor. Bağımlılık konusunda da yapacaklarımız belli ama ne yapmaya çalışıyoruz? BENGİ'de de bu var. Bir sinerji oluşturarak hızımızı artırmaya çalışıyoruz. Bir proje başlığı adı altında işleri toparlayarak bir devinim, sinerji yaratarak hızlanmak istiyoruz. Bunda da sizlerin sayesinde başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. BENGİ ile güzel bir hava yakaladık. Şu anda Türkiye'de en çok tanınan, başarılı projelerden birisi BENGİ. Hep proje dediğimizde akademik başarıya yönlenirdik. Biz burada ilk kez temenninin önüne geçen, sosyal ayakları olan, değerler eğitimini çalışma planına koyan, okul-aile işbirliğini çalışma planına koyan, sosyal, sportif, kültürel faaliyetleri çalışma planına koyan bir proje çalışıyoruz. Bunun karşılıklarını da almaya başladık” dedi. Projenin okul tabanlı bir proje olduğunu belirten Acar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“OKUL TABANLI BİR PROJE”
“Bugün burada sağlıklı yaşamla ilgili bu projemizde ilk toplantımızı yapıyoruz. Değerli Hocamız sizlere bağımlılıkla ilgili bilgilerini, deneyimlerini paylaşarak güzel bir toplantı gerçekleştireceğiz. Projemizde çok önemli 2 boyut var. Aslında okul tabanlı bir proje. Okuldaki bütün personelin katılımıyla yapılacak faaliyetler ve bizim koordinatör olarak yürüteceğimiz faaliyetler. YİBO'lara giderek, bu konferansları yaparak vs. size destek olacak ama esas okulun bu projeyi sahiplenmesiyle başarılı olabilecek bir süreç var. O yüzden ilk toplantımızı siz idarecilerimizle gerçekleştirdik. Bütün projelerde olduğu gibi sizler sahiplenirseniz başarı gelecektir. Yoksa bizim yazmamız çizmemizle olmuyor. Bugün burada sizlere projeyi tanıtmak ve konferansla bilgilerimizi tazeleme amacı güttük.
Bağımlılık çok maliyetli bir şey. Hem insani olarak bizim kültürümüz, değerlerimiz açısından insan gücü açısından hem toplumsal maliyet açısından. Çocuk bağımlı olduktan sonra yapılacak şey sınırlı ve bizim alanımız dışına çıkıyor ama top bize atılıyor. Neden, çünkü bağımlı olduktan sonra yapılacak şeyler belli ve sınırlı. Bizim okul olarak, eğitimciler olarak görevimiz çocuğun bağımlılığa giden yolunu kapamak, bağımlı olmasını engellemek. Bunda da projeyi yaparak bu hedefe ulaşmalıyız. “
“TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI DA VAR”
Günümüzde madde bağımlılığı ile birlikte teknoloji bağımlılığının da olduğunu ifade eden Acar; “Bağımlılık deyince madde bağımlılığı akla gelmemeli. Önümüzdeki günlerde bizi en çok meşgul edecek bağımlılık türü teknoloji bağımlılığı. Yetişen yeni kuşağa bir bakın sağlıksız besleniyorlar. Bütün bunları da içine alan bir anlayışta okullarımızdaki bu çalışmaları yürüteceğiz. Hepimizin amacı ortak. Sağlıklı bir nesil, sağlıklı bir gelecek, dünya milletleriyle rekabet edebilen hızla büyüyebilen bir Türkiye ve bunlar da bu gençlerimizle mümkün. Bu nedenle BENGİ projemizin alt başlığında bu ve buna benzer birçok projeyi çalıştık, sizlere gönderdik. Hep birlikte projelerimizi sahiplendiğimiz ölçüde başarılı oluyor. Buradan hepinize teşekkürlerimi iletmek istiyorum” diye konuştu.
DERMAN: “ENDÜSTRİYEL
TOPLUMDA BİREYİN ÜRETTİĞİ
ÜZERİNE KONTROLÜ AZALDI”
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Ergen Sağlığı Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Derman ise endüstriyel toplumda bireyin ürettiği üzerine kontrolünün azaldığına değindi.
Prof. Dr. Derman şunları kaydetti: “Toplumda endüstriyel hayat başlayınca sanayi devrimiyle birey artık ürettiğinin kontrolünü kendinden alamamıştır. Çünkü ürettiği bir değer etmemiştir. Ve sonuçta kendi bedeni üzerinde de kontrol azalmıştır. Bu tarihsel süreç içerisinde ve bireysel güç de zaman geçtikçe güçsüzlüğe dönüşmüştür. Artık her birimiz bir tuşuz, her birimiz bir isim ama ürettiğimizin bir adı yok. Endüstriyel globalleşme ve küreselleşme insanı o noktaya getirmiştir ve 18.yüzyılda insanın bir makine gibi kontrol edildiği, 19.yüzyılda ise makinenin insanı kontrol ettiği bir duruma geldik. Ve bütün bunlara, bu gelişimlerle gençler açık tehlike haline gelmişlerdir. Çünkü gençlerde kurumsallaşma yoktur. Gençlerde en büyük özlem değişim özlemidir ve değişim için her türlü çabayı gösterirler.”
“1800'LÜ YILLARDA BAŞLADI”
Madde bağımlılığının 1800'lü yıllarda başladığına dikkat çeken Derman; “Madde bağımlılığı 1800'lü yılların sonu ile 1900'lü yılların başında başlamıştır. Emperyalistler ortaya çıkmıştır, Çin'i diz çöktürmüşlerdir, afyon bağımlısı yapmışlardır. İşte dünyanın madde ile tanışımı bir emperyalizm uzantısı ile başlamıştır. Yıl 1960 esrar hayatımızı girmiştir. Yıl 1970 eroinle tanıştık. 1990'da ekstazi ile tanışmışızdır ve 2000'li yıllarda ise çok daha farklı bir şey olan sanalizm başlamıştır. Sanalizm internettir. Çünkü kuşak net kuşağı, kuşak internet kuşağı. Gençlik ve gelişen nesillere ayak uydurmamız lazım. Şu anda sigara, alkol vs ötesinde internet bağımlılığı söz konusudur” şeklinde konuştu.
“HERKESİN BİR BAĞIMLILIĞI VARDIR”
'Herkesin bir bağımlılığı vardır' diyen Derman; “Bağımlılık bir şeye kontrol koyamamaktır. İnsanlar her zaman için bir şeyin bağımlısı olur. Eğer günde siz 30 çay içiyorsanız çay bağımlısı olmuşsunuzdur. Siz bir AVM'ye gidip de para harcamadan duramıyorsanız alışveriş bağımlısı olmuşsunuzdur. Bağımlılığı uzak dağların ardında gibi düşünmeyin. Hayatta her zaman bir bağımlılığımız vardır. Kişiye de bağımlılık olabilir. Bazı kişilikler bağımlılığa çok müsaittirler. Madde bir meraktan gidiyor. Şöyle bir örnek vereyim: Hanımlar evleriyle, erkekler arabalarıyla, gençler cep telefonlarıyla varsıllığını gösterirler. Bir çocuğun elinde cep telefon, o gruba dahil olduğunun en büyük kanıtıdır. Gençler son derece ego sahibidir. Kendinden olmayanları gruba dahil etmezler. Ağzı süt mü kokuyor dediğinde olay buradan başlıyor. Yak bir sigara diyerek olay başlıyor. Bağımlılıklar insanı mutlu edebilmek için vardır. Herkesin bir bağımlılığı vardır. Madde kullanımı bir irade sorunu değildir, bir kontrol mekanizması sorunudur. Bağımlılık ayrıca bir kişilik bozukluğu da değildir” açıklamasında bulundu. (SAFFET KOÇ)

 



Önceki Haber   Sonraki Haber
© 2015 DEMOKRAT GAZETESİ
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.